6 Aralık 2021

ENGELLİLERİN YASAL HAKLARI

[av_toggle_container initial=’0′ mode=’accordion’ sort=”]
[av_toggle title=’ENGELLİ YASAL HAKLARI‘ tags=”]
1       Devlet tiyatroları, gösterilerini özürlülere ücretsiz sunmaktadır.
2.      Türk hava yolları ile seyahat halinde belirlenen esaslar doğrultusunda özürlüler %40 indirimden yararlanabilir.
3.      Devlet Demir Yolları ana hat yolcu trenleri ile seyahat halinde özürlüler %20 indirimden yararlanabilir.
4.      Telsim (Cep Özel Engelliler) – Turkcell (Destekcell) Cep Telefonlarında Görüşme Ücretinden İndirimli Olarak Yararlanılabilir.
5.      Türk Standartları Enstitüsü ile birlikte özürlüler için özel düzenlemeleri içeren standartlar hazırlanmaktadır.
6.      Özürlülerle ilgili sivil toplum örgütleri, 2908 sayılı kanuna göre dernekler, federasyonlar ve konfederasyon şeklinde örgütlenmiştir.
7.      Özürlülerin profesyonel olarak spor yapmaları için devlet bakanlığına bağlı özürlüler spor federasyonları vardır.
8.      Oy kullanırken seçim kurullarının özürlüler için düzenleme yapmaları gerekmektedir. (572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 26-27)
9.      Belediyeler 572 sayılı kanun hükmünde kararname gereğince özürlülere uygun düzenlemeleri standartlara uygun olarak yapmak zorundadır. (572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 3-4)
10.    Belediyeler toplu taşıma araçlarından özürlüleri ücretsiz veya indirimli olarak yararlandırmak zorundadır. (572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 3-4)
11.    1580 Sayılı Belediyeler ve 3030 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Yasası, belediyelere ait ve belediyeler tarafından işletilen veya kiraya verilen büfeler, otoparklar gibi işyerlerinin özürlüler tarafından işletilmesi konusunda kolaylık getirmiştir. (572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 3-4)
12.    18 yaşını bitirmiş ve herhangi bir yerden geliri olmayanlar emekli sandığına veya bulunduğu yerdeki valilik veya kaymakamlık makamlarına başvuru yaparak 2022 sayılı yasa gereğince aylık bağlanmasını talep edebilir.
13.    Özürlülerin kullandığı araç ve gereçler il ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları tarafından karşılanabilmektedir. (572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 17)
14.    İmar Mevzuatına ulaşılabilirlikle (fiziksel engellerin kaldırılmasıyla) ilgili hükümler eklenmiştir. buna göre, kaldırımlar, yaya yolları, konutlar ve umumi binalar özürlülerin ulaşabilirliğine uygun olarak yapılmak durumundadır.
15.    Özürlüler H sınıfı sürücü belgesi alarak özel tertibatlı araç kullanabilirler.
16.    H sınıfı sürücü belgesine sahip olan özürlüler yurt içinden aldıkları özel tertibatlı otomobillerde, katma değer vergisi indiriminden yararlanmakta ve taşıt alım vergisinden muaf tutulmaktadır.
17.    H sınıfı sürücü belgesi olan özürlülerden uygun şartları taşıyanların yurt dışından getirtecekleri özel tertibatlı otomobiller için gümrük vergisi muafiyeti vardır.
18.    El ve ayak fonksiyonunu tamamen yitirmiş bulunan özürlülerin yurt dışından getirtecekleri özel tertibatlı minibüsler gümrük vergisinden muaftır.
19.    Sosyal Güvenlik kuruluşlarınca karşılanan araç ve gereçlerin standartlara uygun olarak sağlanması gerekmektedir. (572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 20-22-23)
20.    özürlü çocuğun resmi veya özel eğitim merkezlerinde aldıkları gelişim ve eğitime ilişkin giderlerin bir kısmı çalışılan kurum, emekli sandığı ve sosyal sigortalar kurumu tarafından bütçe uygulama talimatları çerçevesinde karşılanmaktadır. Emekli Sandığına ve Sosyal Sigortalar Kurumu’na bağlı kişilerin çocuklarının özel eğitimleri için 2002 yılı itibarı ile en fazla 245 milyon TL eğitim yardımı yapılmaktadır.
21.    Yükseköğretim kurumuna girmeye hak kazanan ve kayıt yaptırarak öğretime başlayan öğrenci ilk yılında bulunduğu ilin valiliği bünyesindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na başvurması durumunda, başbakanlık bursundan yararlandırılır. Ayrıca yardımcı ders araç gereçlerinin temini konusunda özürlü öğrenciye destek verilmektedir.
22.    Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünün öğrenci yurtlarından özürlü öğrenciler istemde bulunmaları halinde yararlanabilmektedirler.
23.    Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından uygulanan harç ve öğrenim kredisi tahsisinde %40 ve üzerinde özürlü olduğunu belgeleyenlere öncelik tanımakta ve harç kredisinin geri ödenmesinde yönetim kurulu kararı ile %50 indirim yapılmaktadır.
24.    2002/58 Sayılı Başbakanlık Genelgesi, özürlülere yönelik bir çok düzenlemenin uygulanmasını içermektedir.
25.    4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7. maddesine göre, II sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, münhasıran aracı sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibatı bulunanların malul ve sakatlar tarafından beş yılda bir defaya mahsus olarak bizzat kullanılmak üzere ve  %90 ve üstü oranda raporu bulunan tüm özürlüler yeni otomobil ve bir kısım ticari araçlarda Ö.T.V.’den muaftırlar.
26.    197 Sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun 4. maddesine göre, bizzat maluller tarafından kullanılan ve  %90 ve üstü oranda raporu bulunan tüm özürlüler motorlu taşıtlar vergisinden müstesnadır.
27.    Serbest meslek erbabı ve ücretli çalışan özürlü vatandaşlarımız ile kendisi özürlü olmasa bile ailesinde özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı ile ücretliler vergi indiriminden yararlanırlar
28.    Kamu kurumlarının sakat memur çalıştırma yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin takip ve denetiminden Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı sorumlu ve yetkilidir.
29.    Kurumlarca özürlü vatandaşlarımıza ayrılan boş devlet memuru kadroları için her yılın Nisan-Mayıs, Temmuz-Ağustos veya Ekim-Kasım dönemlerinde sınav açılmaktadır.
30.    Sınav duyuruları Devlet Personel Başkanlığı tarafından resmi gazetede, tirajı yüksek ulusal gazetelerde ve TRT Televizyon ve radyo kanalları aracılığıyla yapılmaktadır. Kurumlar sınav duyurularında işin özelliği gerektirmediği sürece özür grupları arasında bir ayrım yapamayacağı gibi özür oranında da üst sınır getiremeyeceklerdir.
31.  Sınavlarda özür’ün özelliğine göre kurumların refakatçi bulundurması gereklidir. Ayrıca özür grupları dikkate alınarak sınav sorusu hazırlamak ve değerlendirmek üzere özel sınav kurulu oluşturulur
32.    İşverenlerin belirli bir mesleği olan özürlüleri öncelikle meslekleri ile ilgili işlerde çalıştırmaları gerekmektedir.
33.    Kurum ve kuruluşlar çalışma yerlerini özürlü vatandaşlarımızın çalışmasını kolaylaştıracak şekilde düzenlemek gerekli tedbirleri almak ve özürlü vatandaşlarımızın çalışmaları ile ilgili özel araç ve gereçleri temin etmek zorundadır.
34.    Ülkemizde özürlü vatandaşlarımız için Türkiye iş Kurumu, Halk Eğitim Merkezleri, Mesleki Eğitim Merkezleri, Özel Dershaneler, Belediyeler ve özürlülerle ilgili dernek ve vakıflar tarafından meslek edindirme kursları açılmaktadır.
35.    Özürlü vatandaşlarımızın çalıştığı kamu kurum ve kuruluşu özelleştirme kapsamındaysa, kapatma ve tasfiye halleri dışında özürlü vatandaşlarımız işten çıkartılamaz.
36.    Özelleştirme sonucunda özürlü vatandaşlarımızın çalıştığı kurum veya kuruluşun tasfiye edilmesi veya kapatması halinde işine son verirse bulunulan ildeki Türkiye İş Kurumuna başvurulmalıdır. Bu durumda iş kaybı tazminatı, kanunun diğer çalışanlara tanıdığı hakların iki katı oranında ödenmektedir.
37.    Meslek edindirme kurslarından yararlanan özürlü vatandaşlarımıza işe yerleştirmede öncelik tanınır
38.    Gerek kamu gerekse özel sektörde özürlü işçi olarak iş bulmayı sağlayacak kurum Türkiye İş Kurumudur.
39.    Özürlü işçiler, diğer işçilere yapılan sosyal yardımlardan aynen yararlanırlar.
40.    Toplu iş görüşmelerinde özürlü işçiler aleyhine hükümler konulamaz.
41.    Özürlü vatandaşlarımız kendi işini kurduğunda gelir vergisi indiriminden yararlanabilir
42.    50 ve daha fazla işçi çalıştıran kamu %4, özel sektör işletmeleri % 3 özürlü çalıştırmak zorundadır.
43.    Ceza paraları özürlü vatandaşlarımızın istihdamı, mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu için kullanılmaktadır.
44.    yasal kotasının üstünde özürlü çalıştıran işverenleri sigorta primlerinin yarısı devlet tarafından karşılanmaktadır.
45.    Türkiye’de 268 özel eğitim okulu ve 351 özel eğitim ve rehabilitasyon kurumu vardır.
46.    Tüm İllerde Rehberlik Ve Araştırma Merkezleri bulunmaktadır. özürlü çocuğu olan aileler buralara başvurarak çocukları hakkında danışmanlık hizmeti alabilirler.
47.    Okullarda kaynaştırma eğitimine ağırlık verilmektedir.
48.    Görme engellilere okul öncesi dönemde gündüzlü, ilköğretim düzeyinde yatılı ve gündüzlü olarak eğitim verilmektedir.
49.    İlköğretim okulunu bitiren görme özürlü öğrenciler öğrenimlerine normal okullarda kaynaştırma yoluyla devam etmektedirler.
50.    Braille yazılmış ortaöğretim ders kitapları görme engelliler akşam sanat ve basım evi matbaasında basılıp ihtiyaç sahiplerine talep halinde ulaştırılmaktadır.
51.    İşitme engellilere okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde gündüzlü ve yatılı olarak eğitim hizmeti verilmektedir.
52.    İşitme engelli öğrenciler meslek liselerine sınavsız yerleşebilmektedirler
53.    Ortopedik özürlülere yatılı ve gündüzlü olmak üzere okul öncesi, ilköğretim ve meslek lisesi düzeyinde eğitim olanağı sunulmaktadır.
54.    Zihinsel engelliler eğitilebilir ve öğretilebilir olarak iki ayrı grup okulda eğitim almaktadırlar. bunlar özür derecelerine göre yapılandırılmış okullarda yada kaynaştırma okulları veya sınıflarında eğitim alabilmektedirler.
55.    Uzun süre hastanede yatan çocuklar için bazı hastaneler bünyesinde “hastane ilköğretim okulları” bulunmaktadır.
56.    Üniversite sınavı sırasında ortopedik ve görme özürü bulunanlar için uygun düzenlenmiş sınav mekanları hazırlanır, görme özürlüler ve az görenler için 30 dakikalık ek sınav süresi verilir, sınav sorularını okuyacak ve söylenecek yanıtları yazacak uygun eğitimde ve düzgün diksiyonlu “yardımcı refakatçi” eşliğinde sınava girme olanağı tanınır.
57.    Az gören üniversite öğrencileri fakülte/yüksekokul/bölüm amirliklerine yazılı olarak başvurarak sınav sorularını büyük puntolu harflerle yazılmış olarak sağlayabilirler.
58.    Ülkemizde rehabilitasyon hizmeti, tıbbi rehabilitasyon merkezlerinde verilmektedir.
59.    Ülkemizde hamilelik döneminde bebeğin fiziksel ve zihinsel özürlü olup olmadığının saptanması amacıyla genetik danışma merkezlerinde genetik danışma hizmeti sunulmaktadır.
60.    Ülkemizde Ankara ve İstanbul’da olmak üzere özürlülere yönelik hizmet götüren iki diş kliniği bulunmaktadır.
61.    Sosyal güvenlik kurumlarında BAĞ-KUR hariç olmaz üzere (SSK, Emekli Sandığı) iyileştirme hükümleri sayesinde engelsiz sigortalılara nazaran daha erken emekli olma imkanı sağlanmıştır.
62.    Trafik akışını engellememek koşuluyla park etmeye elverişle alanlara araç park edebilirler. ( Özürlü Kimlik Belgesini aracın ön yüzünü görünecek şekilde asmanız önemle rica olunur.)
[/av_toggle]
[av_toggle title=’ÖZÜRLÜ BAKIM AYLIĞI NEDİR, NASIL ALINIR?
BEN BAŞVURABİLİR MİYİM VE BAŞVURUDA GEREKLİ EVRAKLAR NELERDİR?‘ tags=”]

Bakım Aylığı Nedir?
Bakım hizmetleri ile ilgili tüm işlemler Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri tarafından yürütülmektedir.

Ailesi ekonomik yoksunluk içinde bulunan bakıma muhtaç özürlülere evlerinde veya kurumda bakım hizmeti verilmektedir. Kurumlarda verilen bakım hizmetlerinin iki asgari ücrete kadar olan kısmı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından ödenmektedir.

Yine aynı şartlarda bakımı aile bireyi ya da yakını tarafından karşılanan özürlü için, bakımı yapan kişiye bir asgari ücrete kadar ödeme yapılmaktadır. Bakım hizmeti ve bakım ücretinden faydalanmak için İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne başvurmak gerekmektedir.

Bakım Aylığı Nasıl Alınır?
Özürlülere bakım hizmeti sunumunda, özürlünün biyolojik, fiziksel, psikolojik ve sosyal ihtiyaçları dikkate alınarak, öncelikle yaşadığı sosyal ve fiziksel çevreden ayrılmaksızın, evde hizmet verilmesi esas alınmaktadır.

Özürlü kişinin evde bakımının sağlanması iki yolla olabilmektedir: Birincisi, özürlünün aile üyeleri ya da akrabaları tarafından 24 saat süreyle bakılmasıdır. İkinci yol ise özel bakım merkezlerine bağlı çalışan sertifikalı bakıcı personel tarafından evde bakım hizmetinin verilmesidir. Bu bakım hizmetleri karşılığında;

  • Yatılı bakım merkezlerinden, günde 24 saat süreyle bakım hizmeti alan bakıma muhtaç özürlüler için iki aylık net asgari ücret tutarında,
  • Gündüzlü bakım merkezlerinden, günde 8 saat süreyle tam gün hizmet alan bakıma muhtaç özürlüler için bir aylık net asgari ücret tutarında,
  • Akrabaları tarafından günde 24 saat süreyle bakılan bakıma muhtaç özürlüler için bir aylık net asgari ücret tutarında ödeme yapılmaktadır.

Bakım hizmeti ve bakım ücretinden faydalanmak için Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun her ilde bulunan İl Sosyal Hizmetler Müdürlükleri’ne başvuru yapılması gerekmektedir.

Ben Başvurabilir miyim?
Aile bireylerinizden birisi sizin nezaretinizde ve siz olmadan hayatınızı sürdüremiyorsa o zaman bu satırları okuyun. Gerekli evrakları hazırlamaya girişmeden önce bakım ücreti alıp alamayacağınızı test edin. İşte test için gerekli bilgiler.

Bakım ücreti alabilmek için gerekli evrakları hazırlamadan önce iki hususun bilinmesi son derece önemlidir. Çünkü bu iki durum gerçekleşmedikçe bakım ücreti alma hakkınız olamaz.
Bürokratik girişimleriniz boşa gider ve boşa zaman harcamış olursunuz. Bu iki husus şunlardır.

1. Bakımını yaptığınız aile bireyi olan engellinin hayatını başkalarına muhtaç olarak sürdürmesi esastır. Yani tuvalete gitmek, yemek yemek, elbise giymek, ellerini yıkamak gibi işleri engelli bireyin sizin desteğinizle yapması gerekir. Bu durumda “ağır engelli” statüsü kazanmış olur.

2. Eve giren resmi gelirin hanenizde yaşayan bireylere bölümünde kişi başına düşen gelirin, asgari ücretin 3/2 (üçte iki) geçmemesi gerekir.

Örneklemek gerekirse:
Asgari Ücret Net: 450.-YTL
Asgari Ücret (3/2) : 300.-YTL
Eve Giren Resmi Aylık Gelir: 1.400.-YTL
Hanede Yaşayan Kişi Sayısı: 5
Kişi Başına Düşen Gelir: 1400 / 5 = 280.- YTL
Hesaplamayı bu formüle göre yapınız. Çıkan sonuç asgari ücretin üçte ikisi miktarını geçmiyorsa ve aile bireyiniz olan engelliniz birinci maddede belirtilen şartlara uygunsa aşağıda yazılı olan evrakları hazırlamaya başlayınız.

NOT: Hazırlayacağınız evrakların adresleri illerde Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, ilçelerde ise kaymakamlıklardır.

BAŞVURUDA GEREKLİ EVRAKLAR NELERDİR?
Başvuruda, bakıma muhtaç özürlüden, ailesinden veya yasal temsilcisinden aşağıdaki belgeler istenir.
a) Sağlık Kurulu raporu,  (Raporun Ağır Engelli Bakım Ücreti İçin Olmasına Dikkat Ediniz)
b) Vukuatlı nüfus kayıt örneği, (İl veya İlçe Nüfus Müdürlüğü)
c) İkametgâh belgesi,(Çocuk ve bakan kişi) (İl veya İlçe Nüfus Müdürlüğü)
d) Çocuk için 2 resim
e) SSK-Emekli Sandığı-BAĞ-KUR kurumlarından alınacak gelir beyanı bilgileri  (SSK ve BAĞ-KUR
f) Eşler boşanmış ise boşanma belgesi
g) Bakım ücreti talebinde bulunan kişinin dilekçesi
h) Tapudan alınacak eşler adına ev kayıt bilgileri

ÖNEMLİ NOT: Ailenizde iki ağır engelli varsa bakan kişi her ikisi için de bakım ücreti talebinde bulunabilir.

[/av_toggle]

[av_toggle title=’2022 SAYILI KANUN‘ tags=”]

65 YAŞINI DOLDURMUŞ, MUHTAÇ, GÜÇSÜZ VE KİMSESİZ TÜRK VATANDAŞLARINA AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA KANUN

Kanun Numarası: 2022
Kabul Tarihi: 01/07/1976
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 10/07/1976
Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 15642

Madde 1 – (Değişik fıkra: 05/03/1992 – 3783/1 md.) 65 yaşını doldurmuş, kendisine kanunen bakmakla mükellef kimsesi bulunmayan, sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlanmayan, nafaka bağlanmamış veya bağlanması mümkün olmayan, mahkeme kararıyla veya doğrudan doğruya kanunla bağlanmış herhangi bir devamlı gelire sahip bulunmayan ve muhtaçlığını İl veya İlçe İdare Heyetlerinden alacakları belgelerle kanıtlayan Türk Vatandaşlarına hayatta bulundukları sürece, 300 gösterge rakamının her yıl bütçe kanunu ile tespit edilecek katsayı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.
(Mülga fıkra: 01/07/2005-5378 S.K./25.mad)
Herhangi bir şekilde bu maddede yazılı miktardan fazla devamlı gelir sağlayan veya sağlaması mümkün olan kimselerin geçim kaynağı var sayılır ve kendilerine aylık bağlanmaz.
(Mülga fıkra: 01/07/2005-5378 S.K./25.mad)
65 yaşın bitiminin tespitinde, ilgililerin, bu kanun yayımlandığı tarihte, nüfus kütük kayıtlarındaki doğum tarihleri esas alınır. Doğum tarihlerinde yapılacak düzeltmeler ile bu kanunun yayımlandığı tarihten geriye doğru bir yıl içinde yapılmış düzeltmeler nazara alınmaz.
Madde 2 – Bu aylıklar ve kanunda yazılı diğer ödemeler için her yıl Devlet bütçesine gerekli ve yeterli ödenek konur ve aylıklar hak sahiplerine Emekli Sandığı aracılığı ile bağlanır ve ödenir.
Madde 3 – Bu aylıkların başlangıç tarihi, ilgililerin Emekli Sandığına yapacakları yazılı müracaatlarını takip eden aybaşıdır.
Hak sahiplerine bağlanan aylıklar 3 ayda bir peşin olarak verilir. Aylığın bağlanış tarihi ile dönem arasındaki haklar ayrıca ödenir.
Peşin verilen gelir ve aylıklar durum değişikliği veya ölüm halinde geri alınmaz. Ancak, aylık bağlama ile ilgili geçim şartının kalkması halinde, aylıklar bu şartın kalktığı tarihi takip eden dönem başından itibaren kesilir.
Madde 4 – Bu Kanuna göre aylık bağlanmada veya ödenmesinde uygulanacak usul ve kullanılacak belgeler, Maliye ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarınca müşterek hazırlanacak bir yönetmelikle tespit olunur.
Madde 5 – Bu Kanuna göre aylığa hak kazanmak üzere düzenlenen belgelerin gerçeğe uymadığı tespit edildiği takdirde, ödenen aylıklar %50 fazlası ile geri alındığı gibi, belgeleri düzenleyen ve kullananlar hakkında ayrıca genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılır.
Madde 6 – Bu aylıklar ile bağlanmasında ve ödenmesinde kullanılacak belgeler her türlü vergi ve resimden muaftır.
Madde 7 – (Değişik madde: 21/04/2005 – 5335 S.K./8.mad)
Bu Kanundan yararlananların tedavi giderleri, 18.6.1992 tarihli ve 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun hükümlerine göre yeşil kart verilerek karşılanır.
Madde 8 – T. C. Emekli Sandığı il veya ilçe idare heyetlerinin soruşturma ve kararları dışında gerektiğinde, ilgililerin gelir, kazanç ve malları hakkında, çeşitli soruşturma yaptırmaya, resmi ve özel idare müessese ve ortaklarından ve şahıslardan bilgi istemeye yetkilidir.
Bu kanun uyarınca tam teşekküllü hastanelerden alınan sağlık kurulu raporları, merkezde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve T. C. Emekli Sandığı tarafından görevlendirilecek üç uzman hekimden oluşan bir sağlık kurulunca karara bağlanır.
Madde 9 – Bu kanun yayımlandığı tarihi takip eden mali yıl başında yürürlüğe girer.
Madde 10 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Ek Madde 1 – (Ek madde: 01/07/2005-5378 S.K./25.mad)
65 yaşını doldurmamış olmakla birlikte;
a) Başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde özürlü olduklarını tam teşekküllü hastanelerden alacakları sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan, 18 yaşını dolduran ve kanunen bakmakla mükellef kimsesi bulunmayan özürlülerden; her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamının aylık ortalamasına göre bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan daha az geliri olanlara, bu Kanunun 1 inci maddesine göre belirlenecek aylık tutarının % 300’ü tutarında,
b) 18 yaşını dolduran, kanunen bakmakla mükellef kimsesi olmayan ve herhangi bir işe yerleştirilememiş olan özürlülerden; her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamının aylık ortalamasına göre bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan daha az geliri olanlara, bu Kanunun 1 inci maddesine göre belirlenecek aylık tutarının % 200’ü tutarında,
c) Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamının aylık ortalamasına göre bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan daha az geliri olduğu halde, kanunen bakmakla yükümlü olduğu 18 yaşını tamamlamamış özürlü yakını bulunanlara, bakım ilişkisi fiilen gerçekleşmek kaydıyla bu Kanunun 1 inci maddesine göre belirlenecek aylık tutarının % 200’ü tutarında,
Aylık bağlanır.
65 yaşın doldurulmasından önce bu madde hükümlerine göre bağlanmış olan aylıkların aynı şekilde ödenmesine devam olunur. Bu Kanunun 1 inci maddesine göre aylık bağlananlardan başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek kadar özürlü olduklarını tam teşekküllü hastaneden alacakları sağlık kurulu raporu ile kanıtlayanlara da birinci fıkranın (a) bendine göre aylık bağlanır. Aylık bağlanmasına esas özürlülük oranı değişenlerin aylıkları durumlarına göre yeniden tespit olunur. Özürlülük oranı, bu Kanuna göre aylık bağlanması gereken oranın altına düşenler ile birinci fıkrada belirtilen aylık ortama gelir tutarından fazla gelir elde etmeye başlayanların aylıkları kesilir.
Aylık hakkından yararlanan 18 yaşından küçük özürlülerin yalnızca kendileri bu Kanunun 7 nci maddesinde belirtilen tedavi hakkından yararlanır. Ancak, bu madde hükümlerine göre aylık alanlardan herhangi bir sosyal güvenlik kurumunun tedavi yardımı kapsamında bulunanlara tedavi yardımı yapılmaz.
Bu Kanunun 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 inci maddeleri birinci fıkra hükümlerine göre aylık ödenecekler hakkında da uygulanır.
Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan malûl olmaları sebebiyle yetim olarak aylık veya gelir almakta olan çocuklardan bu kurumlardan aldıkları aylık veya gelir toplamı tutarları bu madde gereğince durumlarına göre ödenebilecek tutardan daha az olanlara; aradaki fark ilgili sosyal güvenlik kurumu tarafından (birden fazla sosyal güvenlik kurumundan aylık veya gelir alanlar için yalnızca tercih edecekleri bir sosyal güvenlik kurumu tarafından) ödenir ve bu şekilde ödenen tutarlar Hazineden tahsil edilir.

[/av_toggle]

 

[av_toggle title=’ENGELLİ KİMLİK KARTI‘ tags=”]

Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından verilecek olan Engelliler İçin Kimlik Kartı her işlem için ayrı rapor alma sorununu tek yönetmelikle çözümlemiştir. Bu amaçla Sağlık Kurulu Raporlarına ilişkin yönetmelik hazırlanmıştır. Yönetmelik, 18 Mart 1998 tarihinde 23290 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kimlik kartı almak için izlenecek yol
a) 18/Mart1998 tarih ve 23290 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğe uygun düzenlenmiş Sağlık Kurulu Raporu alınacaktır.
b) Özürlü Kimliği Bilgi Formu raporu veren hastanede ya da İl Sosyal Hizmetler Müdürlükleri’nden doldurulacaktır.
c) İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü formların aslını, sağlık kurulu raporunu, tasdikli nüfus cüzdanı fotokopisi ve iki fotoğrafla birlikte Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı’na gönderecektir. Formların ikinci nüshası İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nde saklanacaktır. (Bu evrakları özürlü kişi ya da yakını gönderemez).
1. İl Sosyal Hizmetler Müdürlükleri’nden Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı’na ulaşan formlar ve ekler incelenerek bilgisayar ortamında değerlendirilecektir. Son şeklini almış olan kart postayla özürlü vatandaşın adresine gönderilecektir.

[/av_toggle]

[av_toggle title=’GELİR VERGİSİ KANUNUNA GÖRE SAKATLIK İNDİRİMİ‘ tags=”]

Özürlü vatandaşlarımızla ilgili olarak, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31 ve 89’uncu maddelerinde özürlü hizmet erbabı ve serbest meslek erbabı ile bunların bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişiler ve basit usulde vergilendirilen bazı esnaf ve sanatkârlara bu kanununda yer alan esaslara göre hesaplanan sakatlık indiriminden yararlanma hakkı verilmiş olup, bu hakkın kullanımına ilişkin olarak Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çıkarılmış ve 222 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile gerekli açıklamalar yapılmıştır.

İlgili tebliğe göre sakatlık indiriminden yararlanmak isteyen şahısların bir dilekçe eki ile durumlarına uygun aşağıda belirtilen belgelerle birlikte; İllerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne, Bağımsız Vergi Dairesi bulunan İlçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, Diğer İlçelerde Mal müdürlüklerine başvurmaları gerekmektedir.

İSTENEN BELGELER:

Özürlü Hizmet Erbabı İçin; 
– Dilekçe (Dilekçe örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– 2 adet fotoğraf(Sağlık Kurulu Raporunun aslı olanlardan fotoğraf istenmemektedir. Yönetmeliğe uygun rapor örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– Çalıştığı yerden çalıştığına dair yazı,
– İşçi ise sigorta giriş bildirgesi veya son dört aylık sigorta prim bordrosu,
– Nüfus cüzdanı fotokopisi,
– Sağlık Karnesi fotokopisi

Hizmet Erbabının Bakmakla Yükümlü Olduğu Özürlü Kişiler İçin;
– Dilekçe (Dilekçe örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– Bakmakla yükümlü kişinin ve Özürlü kişilerin nüfus cüzdanı ile sağlık karnesi fotokopileri,
– Özürlüye ait 2 adet fotoğraf (Sağlık Kurulu Raporunun aslı olanlardan fotoğraf istenmemektedir. Yönetmeliğe uygun rapor örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– Çalıştığı yerden çalıştığına dair yazı,
– Özürlü kişiye bakmakla yükümlü olduğunu gösteren belge (İşyerinden alınacak)
– Özürlü Serbest Meslek Erbabı İçin;
– Dilekçe (Dilekçe örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– Vergi kimlik numarasını gösteren belge,
– Nüfus cüzdanı örneği
– Özürlüye ait 2 adet fotoğraf (Sağlık Kurulu Raporunun aslı olanlardan fotoğraf istenmemektedir. Yönetmeliğe uygun rapor örneği aşağıda gösterilmiştir.)

Serbest Meslek Erbabının Bakmakla Yükümlü Olduğu Özürlü Kişiler İçin;
– Dilekçe (Dilekçe örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– Serbest meslek erbabının vergi kimlik numarasını gösteren belge,
– Bakmakla yükümlü kişinin ve Özürlü kişilerin nüfus cüzdanı ile sağlık karnesi fotokopileri,
– Özürlüye ait 2 adet fotoğraf (Sağlık Kurulu Raporunun aslı olanlardan fotoğraf istenmemektedir. Yönetmeliğe uygun rapor örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– Özürlü kişiye bakmakla yükümlü olduğunu gösteren belge,

Sakatlık İndiriminden Yararlanma Hakkına Sahip Basit Usulde Vergilendirilen Özürlüler İçin;
– Dilekçe (Dilekçe örneği aşağıda gösterilmiştir.)
– Vergi kimlik numarasını gösteren belge,
– Nüfus cüzdanı örneği
– 2 adet fotoğraf (Sağlık Kurulu Raporunun aslı olanlardan fotoğraf istenmemektedir. Yönetmeliğe uygun rapor örneği aşağıda gösterilmiştir.)

DİLEKÇE ÖRNEĞİ

DEFTERDARLIK MAKAMINA

Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü:

…………………………………………………………………..’nda görev yapmaktayım. Bakmakla yükümlü bulunduğum…………………………………………rahatsızlığı/rahatsızlığım nedeniyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31’inci maddesi gereğince sakatlık indiriminden yararlanabilmem için gereğinin yapılmasını arz ederim. …../…../…….

Adı Soyadı
İmza

Tel: (Ev)
(İş)

EKLERİ:

1- ( ) 2 Adet Fotoğraf
2- ( ) Çalıştığı Yerden Çalıştığına Dair Yazı
3- ( ) İşçi ise Sigorta Giriş Bildirgesi veya Son Dört Aylık Bordro
4- ( ) Nüfus Cüzdanı Fotokopisi
5- ( ) Bakmakla Yükümlü Olduğunu Bildirir Yazı
6- ( ) Sağlık Karnesi Fotokopisi
7- ( ) ……………gün ve ………….sayılı ……………………………………Hastanesi’nden alınan Sağlık Kurulu Raporu Aslı
(Örnek sağlık raporu için tıklayın)

****
MALİYE BAKANLIĞINCA YAPILAN İŞLEMLER
Defterdarlık Gelir Müdürlükleri, Vergi Dairesi Müdürlükleri ve Mal müdürlükleri kendilerine başvuran özürlülerin kişisel bilgilerini “Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” ekindeki rapor formuna yazacaklar ve bu formları bir yazıya ekleyerek, özürlüleri yetkili sağlık kurulundan en yakın olanına sevk edeceklerdir.

Yetkili sağlık kuruluşu tarafından verilen raporlar yukarıda sayılan müdürlüklerce Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu’na gönderilecektir. Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenen ve sakatlık dereceleri belirlenen raporlar, ücretlilerde işverene, diğerlerinde kendilerine verilmek üzere Defterdarlığa gönderilecektir.

BAKMAKLA YÜKÜMLÜ OLMA HALİ
Bakmakla yükümlü olunan kişi ifadesinden; özürlü kişinin tabi olduğu çalışma mevzuatı veya bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumunun mevzuatına göre bakmakla yükümlü sayılan anne, baba, eş ve çocukları anlaşılacaktır.
Çocuklarda yaş sınırlamasına gidilmeksizin işlem yapılacaktır.

İNDİRİM UYGULAMASI
Merkez Sağlık Kurulunca tespit edilen çalışma gücü kayıp oranının asgari

% 80’ini kaybetmiş bulunan kişiler birinci derece,
% 60’ını kaybetmiş bulunan kişiler ikinci derece,
% 40’ını kaybetmiş bulunan kişiler üçüncü derece sakat sayılmaktadır.

Sakatlık indirimi, herkese uygulanmakta olan özel indirim tutarının;
Birinci derece sakatlar için sekiz katı,
İkinci derece sakatlar için dört katı,
Üçüncü derece sakatlar için iki katı olarak uygulanır.
(1/1/2004 Tarihinden itibaren 4842 Sayılı Kanun Gereğince)
Madde 31. — Çalışma gücünün asgarî % 80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgarî % 60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgarî % 40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılır ve aşağıda sakatlık dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir.
Sakatlık indirimi;
– Birinci derece sakatlar için 480.000.000 lira,
– İkinci derece sakatlar için 240.000.000 lira,
– Üçüncü derece sakatlar için 120.000.000 liradır.

Sakatlık derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile belirlenir.
Sakatlık indiriminden yararlanacak birden fazla kişinin bulunması halinde, bu hesaplama her biri için ayrı ayrı yapılacak ve indirim uygulamasında toplu olarak dikkate alınacaktır.

Bu şekilde hesaplanan sakatlık indiriminin gelirin niteliğine göre aylık veya yıllık tutarı, özürlü bireylerin ücretli (hizmet erbabı) ise aylık tevkifat matrahından, serbest meslek erbabı ise beyan edeceği serbest meslek kazancından, basit usulde vergilendirilen ise vergi tarhına esas kazancından indirilecektir.

Farklı özel indirim tutarları belirlenen illerde çalışan özürlüler ile bunların bakmakla yükümlü bulunduğu özürlülerin yararlanabileceği sakatlık indirimi tutarının hesaplanmasında, bu illerde uygulanan özel indirim tutarı dikkate alınacaktır.

Ücretlilerde sakatlık indirimi tutarına ayrıca özel indirim tutarının ilave edileceği malumdur.

İndirim, beyan edilecek serbest meslek kazancı ve basit usulde vergilenen kazanç tutarı ile sınırlı olup, kazancın yetersiz olması halinde sonraki yıla devredilmeyecektir.

Muhtelif yerlerden ücret alanlarda, sakatlık indirimi, özel indirimin uygulandığı ücret gelirine uygulanacaktır.[/av_toggle]

 

[av_toggle title=’ENGELLİNİN ÇALIŞMA HAKKI’ tags=”]
Aşağıdaki kurumlar % 3 oranında engelli çalıştırmak zorundadır:
– Genel ve katma bütçeli daireler
– İl özel idareleri ve belediyeler
– Kefalet sandıkları, döner sermayeli kuruluşlar
– Sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan bankalar
– Hususi kanunlarla kurulmuş banka ve teşekküller
Engelli açık kontenjanının doldurulmaması halinde engelli istihdam etmeyen kamu kurum ve kuruluşları için yükümlülüğün dolduğu tarihten yükümlülüklerini yerine getirecekleri tarihe kadar her engelli açık kontenjanı her ay itibarı ile 1475 Sayılı İş Kanununun 98/c maddesindeki para cezası uygulanır.
(30 Mayıs 1997 tarihinde Bakanlar Kurulunca alınan karara göre 1475 sayılı İş Kanunu’nun 25. Maddesinin a fıkrasının 1. bendinde zorunlu engelli çalıştırma oranı belirtilmiştir.)
Engellinin işyerindeki hakları:
* Bir iş yerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan engelli işçiler, eski iş yerlerine alınmalarını istedikleri takdirde iş veren kadroda boşluk varsa derhal, yoksa boşalan ilk kadroda kendilerine şans tanımalıdır.
* Bir iş yerinde çalışırken iş kazası nedeniyle sakatlanan kişilerin öncelik hakkı vardır. İş veren, bu işçisini sakat kadrosunda öncelikle çalıştırmakla yükümlüdür. Çalıştığı iş yerinde sakatlananlar, durumlarını tescil için İş ve İşçi Bulma Kurumuna başvurabilirler.
* Engellilik dereceleri % 40’ın üzerindeyken işe girip de daha sonra durumlarında bir iyileşme görülerek dereceleri % 40’ın altına düşenler engelli kadrosunda çalışmaya devam ederler.
* Bu hükümlere aykırı hareket eden, özürlü işçi çalıştırmayan iş verene çalıştırmadığı her ay için para cezası verilir.
Engellilerin emekli olma ve kendilerine malul aylığı bağlanma şartları
* 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’ na tabi olarak işe girenler;
– Çalışma gücünün en az %40’ını kaybettiğini belgeleyerek özürlü olarak işe girmiş olanlar, en az 15 (on beş) yıl fiili hizmet süresini doldurdukları takdirde istekleri üzerine emekliye ayrılabilirler (39. maddenin J Bendi).
– 5434 sayılı Kanuna tabi olarak çalışırken herhangi bir hastalık veya kaza sonucu çalışma gücünü kaybederek (hayatını çalışarak kazanamayacak derecede) malul duruma düşenlere 10 yıllık emekliliğe tabi hizmetleri olmaları halinde aylık bağlanır.
Yukarıda 1. ve 2. Maddelerde bahsi geçenlerin ölmeleri halinde dul ve yetimlerine de Sandıkça aylık bağlanır (madde 53).
– 5 sene emekliliğe esas bir hizmette bulunmak şartıyla tedavisi mümkün olmayacak bir şekilde malul duruma düşen adi malullere 15 sene hizmetleri varmış gibi aylık bağlanır. Ancak bu aylıklar dul ve yetimlere intikal etmez (53. maddenin son paragrafı).
– 5434 sayılı Yasaya tabi olarak çalışırken (en az 5 yıl fiili hizmeti olmak kaydıyla) veya 5434 sayılı Yasaya göre emeklilik hakkını kazanmış yada emekli aylığı alırken ölmüş olanların yaşları ne olursa olsun malul ve muhtaç erkek çocuklarına emekli aylığı bağlanır (74. Madde).
* 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi olarak işe girenler;
– Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızası bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan veya Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun, en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları pirimi ödenmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar (60. maddenin C bendinin a ve b fıkraları).
– Malul sayılanlara (çalışma gücünün 2/3’ünü ya da iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını yitirdikleri resmi sağlık kurulu raporuyla saptanan) emekli aylığı bağlanabilmesi için toplam 1800 gün ve en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası pirimi ödenmiş olması gerekmektedir (54. maddenin C Fıkrası).
– 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı çalışırken (en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup sigortalılık süresinin her yılı için ortalama 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası pirimi ödenmiş olması kaydı ile) yaşlılık aylığı almaya hak kazanmış veya yaşlılık aylığı alırken, ölenlerin malul ve muhtaç erkek çocuklarına (Sosyal Sigortaya yahut Emekli Sandığına tabi çalışmalarından dolayı gelir ve aylık almama şartıyla) aylık bağlanır (23.maddenin C Bendinin b Fıkrasının V. Paragrafı ve 68. maddenin C Bendinin b Fıkrasının V. Paragrafı).
* 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’na tabi olarak çalışanlar;
– Çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirerek malul duruma düşenlere en az 5 (beş) tam yıl Bağ-Kur primi ödemiş olmaları ve yazılı istekte bulunmaları şartıyla malullük aylığı bağlanır
(29. Madde).
– Bağ-Kur’da fiili sigortalılığı devam ederken bir iş kazası veya meslek hastalığı sonucu çalışma gücünün en az üçte ikisini kaybedenler için 5 yıl sigorta primi ödenmiş
olma şartı aranmaz.
– En az 3 (üç) tam yıl Bağ-Kur pirimi ödemiş olmaları şartıyla ölen Bağ-Kurlunun veya 5 (beş) tam yıl Bağ-Kur pirimi ödeyerek malulen emekli olduktan sonra ölen yada herhangi bir şekilde yaşlılık aylığını hak eden yada yaşlılık aylığı alırken ölen Bağ-Kurlunun malul ve muhtaç erkek çocuklarına aylık bağlanır (Madde 41).
* 2022 Sayılı Kanun’a göre Sakatlık ve Malullük Aylığı;
Sakatlık aylığı: Çalışma ve iş görme gücünün %40 ile %70 arasında kaybetmiş muhtaç sakatlara bağlanan aylıklardır. Aylık bağlanabilmesi için 18 yaşını doldurmuş olmak, çalışma ve iş görme gücünü en az %40 oranında kaybettiklerini tam teşekküllü hastanelerden alacakları sağlık kurulu raporu ile kanıtlamaları gerekmektedir.
Malullük aylığı: Çalışma ve iş görme gücünü %70’in üzerinde kaybetmiş muhtaç sakatlara bağlanan aylıklardır. 18 yaşını doldurmuş olmak, başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde malul olduğunu tam teşekküllü hastanelerden alacakları sağlık kurulu raporu ile kanıtlamaları gerekmektedir.
[/av_toggle]

 

[av_toggle title=’ENGELLİLERE ARAÇ ALIMINDA SAĞLANAN VERGİ İNDİRİMİ‘ tags=”]

4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda 5228 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 31.07.2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere engellilere taşıt araçlarının satın alınması sırasında bazı vergisel avantajlar sağlanmıştır.

Yapılan düzenleme ile sakatlık derecesi % 90 ve daha fazla olanlar engellilerin bazı taşıt araçlarını özel tertibat yaptırılması şartı olmaksızın Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ödemeden satın alabilmelerine imkân sağlanmıştır. Buna göre, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede bulunan taşıt araçlarından motor silindir hacmi 1.600 cm³’ü aşmayan binek otomobilleri, motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşmayan kamyonet, pikap vb. eşya taşımaya mahsus taşıt araçları ile motosikletlerin sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olan malul ve engelliler tarafından ilk defa yetkili satıcı veya galeriden satın alınmasında ÖTV tahsil edilmeyecektir. Ancak, engelli mükelleflere tanınan bu hak beş yılda bir defa kullanabilecektir. Beş yıl geçmeden yeni bir taşıt alan engelli ÖTV ödemekle yükümlü olacaktır.

Bu istisnadan yararlanmak için, sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olan malûl ve engellilere ait taşıtın özel tertibatlı olması şartı aranmayacaktır. Sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olduğuna dair yetkili sağlık kuruluşlarından alınacak sağlık kurulu raporu, araçların ilk iktisabının yapılacağı motorlu araç ticareti yapan yetkili bayi veya galeri tarafından vergi dairesine verilecek Özel Tüketim Beyannamesine eklenecek ve beyannamede ÖTV hesaplanmayacaktır.

Yukarıda belirttiğimiz imkân yanında engellilerin sakatlık derecelerine bakılmaksızın bizzat kullanmak üzere özel tertibat yaptırtarak almış oldukları taşıt araçlarına ilişkin istisna da devam etmektedir. Motor silindir hacmi 1.600 cm³’ü aşmayan binek otomobilleri, motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşmayan kamyonet, pikap vb. eşya taşımaya mahsus taşıt araçları ile motosikletlerin bizzat kullanmak amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk defa satın alınması ÖTV’den istisna edilmiştir.

Alıcının engelli durumu ile özel tertibat yaptırılan araçları kullanabileceğine dair yetkili sağlık kuruluşlarından alınan sağlık kurulu raporu yanında aracın sakatlığa uygun olarak tadil edildiğine dair teknik belgenin aslı veya noter onaylı örneği ve alıcının “H” sınıfı sürücü belgesinin fotokopisinin beyannameye eklenmesi suretiyle aracın satın alınmasında ÖTV hesaplanmayacaktır. Diğer taraftan, ÖTV ödenmeden alınan taşıt aracının sonradan engelli olmayanlara satılması durumunda daha önce alınmayan ÖTV tahsil edilecektir.

Malul ve engellilerin yurt dışından ithal edeceği taşıt araçları için de ÖTV istisnası uygulanacak olup diğer taraftan bu tür taşıtlar için gümrük vergisi de ödenmemektedir. Buna göre, engelliler tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş olup bunlar tarafından ithal edilen motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet ve motor silindir hacmi 1600  (dahil) cc’ye kadar olan binek otomobilleri (arazi taşıtları hariç) ile el ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş olmaları nedeniyle bizzat sakat kişi tarafından kullanılamayan, sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunan ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılan motor silindir hacmi 2500 (dahil) cc’ye kadar olan taşıtlar (arazi taşıtları hariç) gümrük vergilerinden muaftır.
[/av_toggle]

 

[/av_toggle_container]